Babür İmparatorluğu’nun parlak ilk yıllarında geçen bu biyografi, Prenses Gülbeden’in benzersiz yaşamını gözler önüne seriyor. Kâbil’den Kuzey Hindistan’a uzanan göçebe bir çocukluğun ardından, yeğeni Ekber’in inşa ettirdiği yüksek duvarlarla çevrili saraya haremine yerleşir. Ne var ki özgürce dolaştığı gençlik günlerinin özlemi onu hiç terk etmez.
Ekber’in izniyle, diğer harem kadınlarıyla birlikte döneminin çok ötesinde bir hac yolculuğuna çıkar: önce denizleri aşar, sonra çölleri… Ancak ...